Hafta Hafta Gebelik ( 11-20 Hafta )
11. GEBELİK HAFTASI
BU HAFTA SİZDE OLUŞAN DEĞİŞİKLİKLER
Bel ağrısı şikayetleri yaşıyormusunuz? Gebelikte bel ağrısının en önemli nedenlerinden biri belinizi yanlış kullanmanızdır. Büyüyen rahiminiz ile birlikte ağırlık merkeziniz de öne doğru yer değiştirir ve siz gerekli tedbirleri almazsanız bu "yer değiştirme" ağrıya neden olur.

Hamilelik döneminde bel ağrıları genelde ikinci trimester sonuna doğru ortaya çıksalar bile siz önleminizi şimdiden almalısınız.

İşte size birkaç öneri:

    Otururken, belinizin arkasıyla koltuğunuz arasında hiçbir boşluk kalmamalıdır. İşyerinizde, evinizde, arabanızda oturduğunuz heryerde bu kural geçerlidir. Koltuğunuz buna uygun değilse sürekli yanınızda bulundurduğunuz sert bir yastığı (bu katlanmış bir nevresim de olabilir) belinizle koltuğunuz arasına koyarak bu boşluğu doldurmalısınız.
    Birşey almak için eğilirken bu işlemi belinizi bükerek değil, bacaklarınızı dizlerinizden bükerek yapmalısınız.
    Yatağınız ortopedik özellikler taşımıyorsa (ortopedik yatak, nispeten sert olan bir yataktır ve yattığınızda içine gömülmezsiniz) yatağınızı değiştirin.
    "Karnınız çıktıkça" bu belirginleşmeye direnmeyin. Karnınızı içeriye çekerek gizlemeye çalışmak yerine bırakın dışarı çıksın ve büyüyen karnınızdan gurur duyun.

Bu haftadan itibaren saçlarınızın ve tırnaklarınızın çok daha hızlı uzadığını farkederseniz şaşırmayın. Bu, hormonlarınızın yarattığı değişikliklerden diğer bir tanesidir.
         

Bu haftalardan itibaren anne adayları haftada ortalama 450 gram alırlar, ancak sizin beden yapınıza ve kalıtsal etkenlere bağlı olarak bu kilo alımı önemli derecede farklılıklar gösterebilir.

Besleyiciliği düşük, kalorisi yüksek gıdalardan tüm gebelik boyunca uzak durduğunuz sürece fazladan aldığınızı düşündüğünüz kiloların yağ dokusu deposu olma olasılıkları son derece düşüktür.

Bazı anne adaylarının bedenlerinin daha fazla su tutma eğiliminde olduğunu unutmayın.

Plasenta ve göbek kordonu
          Rahim içinde bebeğinizin beslenmesinden sorumlu olan plasenta (halk arasında bebeğin “eşi” denir) bebek ile sizin aranızdaki bir "gümrük" gibi çalışır. Bu "gümrükten" sizin kanınızla gelen maddeler arasından oksijen ve besin maddeleri içeri alınır ve zararlı olabilecek maddelerin önemli bir kısmı "kapıdan geri döner".

Bebeğinizin vücudunda oluşan artık maddelerin çoğu ve karbondiyoksit de bu gümrükten karşı tarafa verilerek annenin vücudunca atılır. Normalde insan vücudu kendisine yerleştirilen yabancı dokuları şiddetle reddetmesine rağmen size yalnızca "yarı yarıya" benzeyen (bebeğinizin genlerinin yarısı babadan gelmiştir) bu canlıyı reddetmeden seve seve büyütür. Bu durum hala tümüyle açıklanamamış olmakla birlikte anne kanıyla bebeğin kanının plasenta seviyesinde birbirine hemen hemen hiç temas etmediği saptandığında kısmen anlaşılabilmiştir.

Plasenta oval bir disk şeklindedir ve bu haftada yalnızca 20 gram ağırlığında iken, ağırlığı 20. haftada yaklaşık 170 grama, miyadında ise 500-600 grama ulaşır. Miyadında plasenta 15 - 20 santimetre çapında ve 2 - 5 santimetre kalınlığındadır.

 -

Plasenta ile bebek arasındaki bağlantıyı sağlayan göbek kordonu üç adet damar içerir. Bu damarlardan daha kalın olan toplardamarın etrafına iki adet atardamar bir helezon şeklinde sarılmıştır. Toplardamar plasentadan gelen kanı bebeğin vücuduna taşırken, atardamarlar bebekte oluşan artık maddeleri plasenta yoluyla anneye gönderir.

Damarların etrafı bir elektrik kablosunda olduğu gibi sağlam bir kılıfla sarılmıştır. Yapısı jel kıvamında olan ve bu nedenle Wharton jeli adı verilen bu tabaka bebeğin kordonunu dışarıdan basıya karşı oldukça etkili bir şekilde korur. Bebeğiniz zaman zaman göbek kordonuyla oynasa da içinden geçen kan akımı azalmaz.

Doğumda yaklaşık 55 santimetre uzunluğunda olan bu göbek kordonu kesildikten sonra bebeğin plasentaya olan bağımlılığı biter ve ilk ağlamayla akciğerleri havayla dolar. Kordonun kalan kısmı ve kendiliğinden ayrılmasını takiben plasenta artık işe yaramaz hale gelir. Doğumda (alınmışsa) kök hücreler bu kordon kanının kalan kısmı ile plasentanın içindeki kalan kanın toplanmasıyla elde edilir.
BU HAFTA BEBEĞİNİZDE OLUŞAN DEĞİŞİKLİKLER

.

Bu haftanın sonunda bebeğinizin organ gelişimi büyük ölçüde tamamlanıyor. Bebeğinizin en hızlı geliştiği hafta bu haftadır.

Bebeğinizin baş-vücut oranı arasındaki değişim, oranın bu haftada “normale” oldukça yaklaşmasını sağlıyor.
         

Bebeğinizin koku, tad alma ve dokunma duyusunun önümüzdeki haftadan itibaren oluşmaya başladığını ve dış kulak yolu ve kulak zarının da bu hafta oluştuğunu bildiğinizde onun artık dış dünyayla temas kurmaya başladığı sonucunu da rahatlıkla çıkarabilirsiniz.

İşitme duyusunun tamamlanması 24. haftaya kadar bekleyecek olsa da bebeğiniz rahim içini ve kendi bedenini dokunarak tanımaya başlamıştır çoktan. Buna tad alma duyusu da eklendiğinde bu algıların bebeğinizin beyninde depolanmaya başlamasıyla beyin ilk öğrenme faaliyetlerine başlayacaktır. Yani hafıza çoktan kaydetmeye başlamıştır bile...

12. GEBELİK HAFTASI
BU HAFTA SİZDE OLUŞAN DEĞİŞİKLİKLER

Gebeliğinizin inanılmaz bir hızla ilerlediğini düşünüyor olabilirsiniz. Bazı anne adayları daha bu haftalarda bir an önce bebeklerine kavuşmanın hayalini kurarlar. Bebeğinizin çoktan sizinle birlikte var olduğunu unutmayın ve gebeliğinizin keyfini çıkarmaya devam edin.

Rahiminiz artık pelvisten (pelvis rahim ve diğer genital organların bulunduğu kemik çatınızdır), yukarı doğru hareket etmeye başlar. Böylece mesane üzerindeki baskı ortadan kalkar ve sık idrara çıkma şikayetleriniz hafifler.

Bulantılar bu haftadan itibaren artık azalmaya başlarlar ve yorgunluk şikayeti de azalır.
          Ancak bu haftalarda kan hacminin artmasına bağlı olarak başağrısı şikayetlerinizde artış ortaya çıkabilir.

Migreni olan anne adayları için iyi haber, bu durumun çoğunlukla gebeliğin ilerleyen haftalarında iyileşme eğilimi göstermesidir.

Gebelik dönemindeki baş ağrılarının bir kısmı bilgisayar başında uzun süre oturma, görme kusurları, sinüzit, diş sorunu gibi nedenlere bağlı olabileceğinden inatçı baş ağrılarında gerekli branş hekimine başvurulmalıdır.
         

Bu haftalarda cildinizde bazı değişiklikler farketmiş olabilirsiniz. Bazı anne adayları "güzelleştiklerini", ciltlerinin gerildiğini hisseder, bazıları ise aksine sivilcelerin artmasından, "ciltlerinin bozulmasından" yakınırlar.

Hurafeye göre "kız çocuklar annelerinin güzelliklerini onlardan ödünç aldıkları için" tüm bunlar olmaktadır.

Siz yine de bunu cinsiyet yorumu yapmada kullanmayın. Cildiniz yanında saç ve tırnaklarınızda da olabilen bu değişiklikler tamamen hormonlarınızla ilgilidir ve geçicidir. Bazı anne adayları saç dökülmesinden yakınırlar, bazıları ise tırnaklarının ne kadar hızlı uzadığına şaşırırlar.

Amniyos sıvısı

Bebeğinizin içinde yüzdüğü amniyos sıvısının devamlılığı bebeğin amniyos boşluğuna (rahim içine) idrar yapması ve bu sıvıyı yutmasıyla sağlanmaktadır ve bu sıvının yeterli olması onun böbreklerinin, sindirim sisteminin ve beyin tarafından idare edilen yutma işlevinin mükemmel olarak çalıştığının bir göstergesidir. Böbreklerin ürettiği idrar aslında başta amonyak olmak üzere çeşitli zehirli artık maddeler içermektedir ve içilmesi ölümcül sonuçlar doğurabilir. Bebeğinizde ise toksik maddeler plasentayla sizin vücudunuza verildiğinden bebeğinizin idrarı ona zarar vermez. 12. haftada yaklaşık 50 mililitre olan bu sıvı 20. haftada 400 mililitreye, miyadında ise yaklaşık bir litreye ulaşır.

Amniyos sıvısı bebeğin ısısını koruması yanında onu darbelere karşı koruyan, rahimiçi duvarlara değmeden mükemmel bir şekilde büyümesi ve gelişmesi için ona zemin hazırlayan ve yer çekimini ortadan kaldırarak onun serbestçe ve kolaylıkla hareket etmesini sağlayan mükemmel bir oluşumdur. Peki bizlerin 9 ay boyunca içi sıvı dolu bir küvette kaldığımızı düşünelim. Cildimiz ne hale gelir? Oldukça buruşuk bir hal alır. Doğa buna karşı da önlemini almıştır ve bebeğinizin cildi bu etkiye karşı verniks adı verilen kremsi bir salgı maddesi ile mükemmel bir şekilde korunmaktadır.

Amniyos sıvısı bebeğin yenilenerek dökülen cilt hücrelerini, saç, tüy, tırnak gibi yenilenmek üzere atılmış ölü dokuları ve yine bebeğin çeşitli dokularına ait hücreleri içerir. Bu özellik nedeniyle amniyos sıvısı ultrasonografide çeşitli partiküller içeren bir görünüm arzeder.

Amniyos sıvısının bebeğe ait hücreler içermesi, amniyosentez adı verilen (bebeğin amniyos sıvısından bir iğne yardımıyla numune alınma işlemi) işlemle ona ait kromozom yapısının incelenebilmesine olanak tanır.
BU HAFTA BEBEĞİNİZDE OLUŞAN DEĞİŞİKLİKLER
          Bebeğin tüm organları artık oluşmuştur. Bu haftadan itibaren yapısı ve işlevleri belirlenmiş olan organlar artık hacim olarak büyümeye başlarlar.

Parmaklarda tırnaklar ortaya çıkmıştır ve saç ve tırnaklar uzamaya başlar. Bağırsakta peristaltik sindirim hareketleri başlamıştır.

Bu haftada bebeğiniz oldukça hareketlidir ve sık sık ağız açıp kapama hareketleri yapar. Ultrasonografi esnasında onun hıçkırdığına bile tanık olabilirsiniz. Bebeğiniz yutmayı yeni öğrenmiştir ve anlaşılan çok da iyi yapamadığından hıçkırık tutmaktadır :)

Bebeğiniz bu haftadan itibaren artık parmağını da emmeye başlar.

11-14 testi uygulamasında bebeğin ense pilisi kalınlığını ölçmek için belirli bir pozisyonu alması beklenirken bebeklerin bu haftalarda ne kadar inanılmaz vücut hareketleri yapabildiğini görmek şaşırtıcıdır. Amuda kalkma, başının üzerinde dönme, takla atma, köprü kurma (!), ayaklarından faydalanarak rahim içinde yukarı tırmanma bu kadarcık bir bebeğin rahatlıkla yapabildiği hareketlerdir.

Doktorunuz size ultrasonografide bebeğinizin kalp atışlarını gösterdiğinde veya dinlettiğinde bebeğinizin kalbinin ne kadar hızlı attığına şaşırabilirsiniz. Gerçekten de rahim içindeki bebeklerin kalbi dakikada 120-160 kez atar. Bunun nedeni rahim içinin nispeten düşük oksijene sahip bir ortam olmasıdır. Bebeğinizin kalbi rahim içi yaşamda daha fazla devir yaparak kendi için gerekli maddeleri sağlamak durumundadır.

İkizlerin rahim içi dünyası oldukça ilginçtir.

İkiz bebeklerin rahim içi yaşamlarıyla ilgili yapılan araştırmalar ikizlerin birbirlerini gebeliğin bu haftalarında bile farkettiklerini ve birbirlerine dokunmaya çabaladıklarını göstermektedir.

İkizleri birbirinden ayıran amniyos zarı şeffaf bir yapı olduğundan bu kardeşlerin ileri haftalarda birbirlerini görmeleri de imkan dahilindedir.

Bu haftanın sonunda bebeğinizin boyu 8 cm. ve ağırlığı tam 14 gram! 

13. GEBELİK HAFTASI
BU HAFTA SİZDE OLUŞAN DEĞİŞİKLİKLER

Bu dönemde karnınızda ve özellikle de sağ kasığınızda ağrılar ortaya çıkabilir. Bu ağrılar büyümekte olan rahiminizin, rahimi yerinde tutan bağları ve özellikle de ligamentum rotundum ("yuvarlak bağ") adlı yapıyı germesinden kaynaklanan ağrılardır. Rahimin yuvarlak bağa göre daha hızlı büyümesinden kaynaklanan bu ağrılar çok uzun süreli olmazlar ve ligamentlerin gevşeyerek gebeliğe uyum sağlamasıyla ortadan kaybolurlar. Ağrılarınız çok şiddetli olduğunda doktorunuzun önerisine göre çeşitli ağrı kesiciler kullanabilirsiniz.
          Internet artık günlük hayatımızın bir parçası haline gelmiştir. Hamilelik döneminize ait bilgilere kolaylıkla ulaşabildiğiniz bu "okyanus" ta boğulmamak için kaynaklarınızı iyi seçin.

İster kitap, ister dergi, isterse internet kaynaklı olsun, gebelikle ilgili bilgiler hızla artıyor ve değişiyor. Bazı "bilgiler" eskiyor, bazıları "çöpe atılıyor". Bilgi kaynağınızın en güncel bilgileri içerdiğinden emin olun...

Diğer önemli bir nokta: gebelik her ne kadar evrensel bir olgu olsa da, ülkeler arasında uygulama ve yaklaşım farklılıkları çok belirgindir. Çeviri kaynaklardan değil, bizzat ülkemizde doğum yardımı uygulayan Türk doktorlarının derlediği, ülkemize uygun kaynaklardan faydalanın.

Gebelikte oluşan değişimler
         

Gebelik kadında tam anlamıyla "tepeden tırnağa" değişikliklerin ortaya çıktığı bir dönemdir.

Bu değişikliklerin hepsinin ortak amacı sizin doğuma ve bebeğinizi beslemeye hazırlanmanızdır.

Doğa sizdeki hazırlıkları en kötü koşullarda doğum yapacakmışsınız ve bebeğinizi de yine kötü koşullarda emzirecekmişsiniz gibi sizi ve bebeği maksimum korumaya alacak şekilde yapar.

İşte sizlere gebelik dönemindeki değişikliklerden en ilginç ve belirgin olanları ve amaçları:

Gebelik döneminde;

    İlk aylarda bazı maddelere karşı ilgi duyarsınız, bazılarının adını bile duymak istemezsiniz. Sabah kalktığınızda bulantı hissedersiniz, tüm gün uyumak istersiniz. Amaç vücudunuzun ihtiyacı olan maddeleri almak, toksik olabilecek (sigara dumanı gibi) maddelerden kaçınmanızı sağlamaktır. Bebek hareketlerinin henüz başlamadığı dönemde sabah bulantısı size hemen hamile olduğunuzu hatırlatır. Gün boyu olan uyuma eğilimi sizi gebeliğin ileri aylarında dinamik olmaya hazırlar.
    Solunum kapasitesi artar, soluklar derinleşir. Amaç bebeğe maksimum oksijen gitmesi ve gebeliğin ilerleyen dönemlerinde rahiminiz akciğerleri yukarı doğru ittirdiğinde de yeterli oksijen alımının sağlanmasıdır.
    Kalp damar sisteminizde dolaşan kan hacmi ve tüm vücut sıvınız %50 oranında artar, kalp daha güçlü ve daha hızlı çalışır. Amaç bebeğe maksimum oksijen ve gıda maddesinin gitmesinin sağlanması, doğumdaki muhtemel aşırı kan kaybı için kan yedeklenmesidir.
    Kanınızın pıhtılaşma kabiliyeti artar. Amaç doğumdaki kan kayıplarını en aza indirmektir.
    Kas-eklem sisteminizde genel bir gevşeme hali olur. Amaç karnınızda büyüyen bebeğe yer açmak ve pelvisinizin ("çatınızın") genişleyerek doğuma hazır hale gelmesini sağlamaktır.
    İlk başlarda uykuya eğiliminiz artar, sonlara doğru gece içinde birkaç kez uyuma-uyanma döngüleri yaşarsınız. Amaç gebeliğin başlarında beyninizde sağlıklı işlevler için gerekli maddelerin depolanmasını sağlamak, sonlarda ise doğduktan sonra iki-üç saatte bir emzireceğiniz bebeğiniz için uykusuzluğa alışmanızı sağlamaktır.
    Başta karın bölgesi olmak üzere vücudunuzda yağ dokusu artar. Amaç emzirme dönemindeki muhtemel bir kıtlıkta sizin ve bebeğinizin sağ kalmasını garanti altına almaktır.
    Başta koku duyusu olmak üzere tüm duyu sistemleriniz daha iyi çalışır. Amaç bebeğinizi tehlikelerden daha iyi koruyabilmektir. Doğum sonrası anneler neredeyse bebeklerinin yan odadaki solunum seslerini bile duyacak kadar hassas bir işitme duyusuna sahip olurlar.
    Bebeğiniz de size aldığı pozisyonla yardımcı olmaya çalışır: Bebeklerin %90'ı anne karnında vücutlarını sola döndürerek yatarlar. Amaç vücudunuzun sağ yanında yer alan büyük toplardamarlara baskı olmasını engellemektir. Siz de uykunuzda otomatikman sola yatış pozisyonu alarak bu duruma katkıda bulunursunuz.

Gördüğünüz gibi doğa sizin yanınızda. Vücudunuzdan gelen sinyallere duyarlı olmalısınız.

BU HAFTA BEBEĞİNİZDE OLUŞAN DEĞİŞİKLİKLER
13 haftalık gebelik           Bebeğinizin ses telleri hızla oluşuyor.

Yüzü giderek daha çok insana benziyor ve önceleri adeta bir kuş gibi birbirlerinden ayrık olan gözler orta hatta yaklaşıyorlar. Kulaklar da önceleri oldukça aşağıda, neredeyse dudaklar seviyesinde yer alırlarken yavaş yavaş normal yerlerine geliyorlar.

Bu dönemde genital tüberkül ("tepe") adı verilen yapının ultrasonografideki duruşuna göre (erkek bebeklerde yukarı doğru, kız bebeklerde vücuda paralel) cinsiyet konusunda bir fikir edinilmesi mümkün olsa da çoğu doktor cinsiyeti net olarak görene kadar bilgi verme konusunda isteksizdir. Halk arasında "doktorların bebeğin kemik yapısına bakarak cinsiyeti görebildikleri" konusunda yanlış bir inanç mevcuttur. Kemik yapısı ile cinsiyet arasında bir bağlantı yoktur.

Bu haftadan itibaren bebeğinizin karaciğeri safra üretimine başlıyor. Kan şekerinin dengelenmesinden sorumlu insülin hormonu da bu haftadan itibaren bebeğinizin pankreasında üretilmeye başlanıyor.

Akciğerleri henüz hava ile dolu olmasa da bebeğiniz bu haftalardan itibaren solunum hareketleri yaparak solunum kaslarını çalıştırmaya başlıyor.

Bu hafta sonunda bebeğinizin boyu 9 cm. ve ağırlığı tam 26 gram!

Gebelik döneminde çay, kahve ve kafeinli içecek tüketimi      
Her ne kadar günde iki fincana kadar çay içmenize çoğu durumda izin verilse bile bilmeniz gereken, çayın içindeki maddelerin demir emilimini azalttığıdır.

Bunun yanında çay ve kahvenin idrar söktürücü etkisi yemeklerle aldığınız kalsiyumun da gereksiz yere atılmasına neden olabilir.

Buradan çıkan sonuç, içecekseniz çay ve kahveyi yemeklerden 3-4 saat sonra içmenizin daha uygun olacağıdır.

Kafein kahvede (kupa başına 60-140 mg.), çayda (fincan başına 30-65 mg.), çikolatada (100 gramında 25 mg.), kolalı içeceklerde (kutu başına 35-55 mg.) bulunan bir maddedir. Bazı ağrı kesiciler bir dozunda 40 mg., bazı alerji ve grip ilaçları da bir dozunda 25 mg. kafein içerirler. Kafeinin bilinen en önemli iyi etkisi santral sinir sistemi uyaranı olmasıdır. Bunun yanında idrar söktürücü özellikleri de belirgindir. Aşırı dozlarda kafein ise kalp çarpıntılarına, sinirlilik, titreme, uykusuzluk gibi belirtilere neden olur. Gebelikte kafein kullanımı ile ilgili çalışmalar günlük alımın en fazla iki fincan kahve ve muadili olması gerektiği yönündedir. Daha fazla alındığında kafein dozun yüksekliğiyle doğru orantılı bir şekilde erken doğum riskinde artış, bebekte rahim içi gelişme geriliği, doğmuş bebekte SIDS (ani bebek ölümü sendromu), solunum sistemi sorunu, uykusuzluk, huzursuzluk gibi belirtilere neden olabilmektedir.
Kafein alımı konusunda duyarlı olunmalıdır.

Gebelik döneminde diş sorunları

Gebeliğe diş bakımı yaptırarak başlamak ideal olanıdır, ancak çoğu durumda diş sorunları gebelik döneminde ortaya çıkar. Hiç bir diş sorunu gebeliğin hiç bir döneminde ihmal edilmemelidir. Hangi gebelik haftasında olursanız olun, ister anestezi yapılması gerekli olsun, ister antibiyotik veya başka bir tedavi gerekli olsun, diş hekiminizin size güvenle uygulayacağı tedavi yöntemleri mevcuttur. Dişinizde abse oluşumu gebeliğinizle ilgili daha önemli sorunlara yol açabilir. Yine dişinizi kaybetmek yerine uygun tedaviyle sağlığına kavuşturulması mümkündür.

Hurafe: her çocuk anneden bir diş götürür! Bu hurafe aslında anne adaylarının yeterince kalsiyum alamadığı durumlarda her hamilelik döneminde bir dişin kaybedildiğini iddia etse de hurafenin gerçeğe dönüşmesini engellemek sizin elinizdedir.

14. GEBELİK HAFTASI

BU HAFTA SİZDE OLUŞAN DEĞİŞİKLİKLER
İkinci trimester (ikinci üç aylık dönem) hamilelik döneminizde en çok rahat edeceğiniz dönemdir. Gebeliğin erken dönemlerinde ortaya çıkan şikayetlerin önemli bir kısmı kaybolmuş ve vücut gebeliğe uyum sağlamıştır. Yorgunluğunuz devam ediyorsa istirahat etmeye devam etmelisiniz.

Gebelik hormonlarınız bu gebelik haftasında artık maksimum seviyeye ulaşmışlardır ve daha fazla artış göstermezler. Bu da bulantılarınızın ve yorgunluk hissinizin kaybolacağı, kendinizi daha rahat hissedeceğiniz anlamına gelir.

Bu gebelik haftasından itibaren progesteron hormonunun etkisiyle tüm düz kaslarda oluşan genel gevşeme bağırsak hareketlerinin de azalmasına neden olacağından kabızlık şikayeti ortaya çıkabilir. Büyüyen rahiminizin kalın bağırsak üzerindeki baskısı da bu şikayeti artırabilir. Lifli besinlerden zengin beslenmeli, tuvalet ihtiyacınızı ertelememelisiniz.

Kabızlık şikayetiniz sizi çok rahatsız ederse doktorunuzun önerisine göre çeşitli ilaçları kullanabilirsiniz.

        Pratik öneri: Bir anne adayı için en güzel kahvaltı: corn flakes (mısır gevreği) +yulaf ezmesi+süt+az miktarda şeker (süt yerine meyve suyu da olabilir). Bu karışım lif oranı yüksek (kabızlığa karşı oldukça etkili), B vitamininden zengin, süt kullanırsanız kalsiyum içeriği yüksek, meyve suyu kullanırsanız C vitamini içeriği yüksek bir karışımdır.

    Bu gebelik haftasından itibaren göğüslerinizde ve karnınızdaki toplardamarların daha da genişlemiş olduğunu farkedebilirsiniz. Meme uçlarınız büyür ve rengi koyulaşmaya başlar. Meme dokusu emzirme için yapmaya başladığı hazırlıkları hızlandırmaktadır.

"Karnınız" çıktı mı?

Bu haftadan itibaren artık hamile olduğunuzu saklamanız zorlaşacak:). Bu konuda mutlaka bilmeniz gereken bir gerçek var. Aynı gebelik haftasında olan anne adaylarının dıştan bakıldığında görünümü birbirinden çok farklı olabilir. Bazı anne adaylarının karınları gebelik haftalarına göre daha büyük, bazılarının daha küçük görünebilir. Önemli olan ultrasonografi ölçümleridir. Büyüklerimiz bazı anne adaylarının arkadan görünüşlerine bakarak, karın şekillerini inceleyerek, hatta karınlarına dokunarak cinsiyet tahmini yaparlar ve siz anne adaylarının ultrasonografide size söylenenlere olan inançlarını bile sarsabilirler. Bazıları daha da ileriye giderek sizin ikiz gebeliğiniz olduğunu söyleyebilir. Biz de onlara saygı duyar ve bebeğinizin cinsiyetine ve bebek sayısına tekrar bakarız:))

Karnınızın şekliyle bebeğin cinsiyeti arasında bir bağlantı varsa da henüz bilim kitaplarına geçecek dayanaklar bulmamıştır. Yine eğer siz karnınızın gebelik haftasına göre daha farklı bir büyüklükte olduğunu düşünüyor olsanız bile ultrasonografi ölçümlerinin daha güvenilir olduğunu bilmelisiniz. Bazı bebekler içerideki yatış şekilleriyle dış görünümde aldanmalara neden olmaktadır. Yine sizin kilo alımınız, vücudunuzun sıvı durumu, karın kaslarınızın gerginliği ve birçok etken bu yanılsamaya katkıda bulunur. İlk gebeliği olan ve uzun boylu olan anne adaylarının "karınları daha geç çıkar".

Böyle olmasına rağmen, kendisine güvendiğim bir anne adayının anlattıkları ilginçtir: Efsaneye göre (belki de gerçekten) İstanbul'daki alışveriş merkezlerinden birinde çalışan bir bayan güvenlik görevlisi anne adaylarının güvenlik kontrollerini onların üstünü aramak şeklinde yapa yapa hamilelerin karın şekilleri, karınlarının kıvamları ve arama esnasında elleriyle hissettikleriyle bebeğin cinsiyeti arasındaki bağlantıyı tam olarak kurmuş durumdadır:)). İlgili güvenlik görevlisi her anne adayını kontrol ettikten sonra "oğlunuz (veya kızınız)" ve hatta "oğullarınız (veya kızlarınız)" hayırlı olsun" diyerek yaptığı %100'e varan doğru saptamalarla onları hayrete düşürmektedir!!
BU HAFTA BEBEĞİNİZDE OLUŞAN DEĞİŞİKLİKLER
14 haftalık gebelik  Bebeğiniz bu haftadan itibaren solunum yapma çalışmalarına hız verir. Gözler ve kulaklar gelişimini sürdürmekte, boyun uzamaktadır. Bebeğin başı daha da hareketlenmiş ve çenesine yaslanmış sabit pozisyonundan kurtulmuştur. Bebeğiniz artık ellerini ve ayaklarını kendi isteğine göre serbestçe hareket ettirmektedir.

Bebeğinizin kalp atışları bu dönemde Doppler cihazı yardımıyla (dikkat: burada kastedilen doppler cihazı ultrasonografi incelemesinde kullanılan Doppler değil, kalp atışlarını karnınızdan duymaya yarayan ufak bir el aletidir) duyulabilir.

Daha önce doğum yapmış anne adayları tecrübeli olduklarından bebeklerinin hareketlerini bu haftanın sonuna doğru hissedebilirler. Ancak ilk gebeliğini yaşayan anne adayları bu haftalarda ısrarla hareketleri hissettiklerini söyleseler de aslında bu "hareketler" kendi bağırsaklarına aittir. Bu yanılgıyı yaşayan anne adayları "dün oynuyordu, bugün oynamadı" diye endişe duyabilirler. Hareketleri hissetmek için beklemeye devam etmelisiniz...

Bu hafta sonunda bebeğinizin boyu 10 cm. ve ağırlığı tam 45 gram!

"İlaç kullanmak yerine bitkisel çözüm bulamaz mıyız?"

Oldukça güncel bir soru, ancak yaklaşımda ufak bir hata var. Bitkiler sanıldığı gibi masum değildirler. Aslında şu anda bizlere tabletler, kapsüller, şuruplar ve iğneler şeklinde sunulan ilaçların hepsi zamanında bitkilerden elde edildi. Sonradan teknolojinin ilerlemesiyle etken madde keşfedildi ve sentetik olarak üretilmeye başlandı. Tıbbi bakış açısıyla aslında bitkiler (günlük tükettiğimiz sebze ve meyvelerden bahsetmiyoruz) ilaçlardan daha tehlikeli olabilir. Bir ilaç aldığımızda içindeki etken maddeyi ve dozunu net olarak biliriz. Bitkide ise birden fazla etken madde yan yana olabilir ve doz ayarlaması yapma imkanı yoktur. Bitkilerle tedaviye karşı olduğumuz anlamında anlaşılmamalı ancak gebelik ve bebek söz konusu olduğunda bir tedavi yapılacaksa farmakolojik yöntemle (onaylanmış ilaçlarla) yapılmalı şeklinde düşünüyoruz.
         

Bitki çayları... Masum gibi görünüyor, ancak hemen en belirgin örneği verelim: Sinameki çayı rahimde kasılmalara neden olabilen maddeler içermektedir! Buradan çıkarılması gereken sonuç, gebelik söz konusu olduğunda aktarlardan alınan veya yurtdışından getirtilen bitkisel çaylar ve ilaçlara tedavi veya destek için asla başvurulmaması gerektiği.

Sürekli kullandığımız sinameki, ahududu, adaçayı gibi bitkiler de dahil, tümünü mutlaka danışarak kullanmalıyız.

Son zamanlarda rahim içindeki bebeğin gelişimini desteklediği ısrarla söylenen çeşitli bitkisel ürünler ülkemizde de pazar edinmeye çalışmaktadır. Bu ürünlerin gebelikte kullanımıyla ilgili henüz yeterince çalışma yoktur.

15. GEBELİK HAFTASI
BU HAFTA SİZDE OLUŞAN DEĞİŞİKLİKLER

Rahiminizi artık dışarıdan elle hissedebilirsiniz. Elinizi karnınıza koyduğunuzda elinize top gibi, yumuşak bir kitle gelecektir. İşte bebeğiniz buradadır. Birkaç hafta içinde varlığını yeterince belli edecektir merak etmeyin. İlk gebeliğinizi yaşıyorsanız bebeğinizin hareketlerini hissetmek için birkaç hafta daha beklemelisiniz. Sizin gibi ilk gebeliğini yaşayan bir arkadaşınız bebek hareketlerini hissettiğini söylediğinde endişelenmeyin. Onun hareket olarak algıladıkları geçen hafta belirttiğimiz gibi muhtemelen kendi bağırsak hareketleridir.
         

Su içiyorsunuz değil mi? Su, doku metabolizmasının vazgeçilmez bir ögesidir ve bu özellikleriyle aslında bir besin maddesi olarak görülebilir. Günde en az 8 bardak su içmeye ve sıvı gıdalar almaya özen gösterin. Bu miktar yaz aylarında artmalıdır.

Pratik olarak söylemek gerekirse: idrar renginizin açık sarı olması yeterince sıvı aldığınızın güvenli bir göstergesidir.

Hamilelikte ultrasonografi incelemesinde bakılanlar

.- - - - -

Ultrasonografi incelemesi yapılırken gördüklerinizi daha iyi anlayabilmeniz için bazı kavramlardan haberdar olmalısınız. Doktorunuz karnında gezdirdiği probun açısını değiştirerek, pozisyonunu değiştirerek bebeğinizi çeşitli açılardan inceleyebilir. Probun konumu değişirken ekrandaki görüntü değişikliği bebeğinizin hareketi değildir. Bebeğinizin hareketi ancak prob sabit pozisyondayken gözlemlenebilir.
         

Bu haftalardan itibaren yapılan her ultrasonografide dört standart ölçüm alınır:

Bunlardan biri anne ve baba adaylarının bazen yanlışlıkla bebeğin yüzü zannettikleri AC (karın çevresi) ölçümü, ikincisi bebeğin üst bacak kemiği olan FL (uyluk kemiği) ölçümü, üçüncüsü ve dördüncüsü ise BPD (şakaklar arası mesafe) ve HC (başçevresi) ölçümleridir.

Ultrason içindeki bilgisayar yapılan ölçümleri gebelik haftasına çevirir ve bu hesaplanan hafta ortalama bir haftadır.

Sizin gerçek gebelik haftanızla bilgisayarın hesapladığı bu ölçümler her zaman tam olarak birbirinle uyuşması gerekmez ve çoğu durumda uyuşmaz da.

Her bir ölçümün alt ve üst sınırı vardır ve bu sınırların dışında yer almadıkça bu "farklılık" bir anlam ifade etmez.

Yine bebeğin bir ölçümü başka bir haftaya, diğer bir ölçümü de başka bir haftaya tekabül edebilir, bu da normal kabul edilir.

Ultrasonografi bu dört ölçüm yardımıyla tahmini bir kilo belirler ve bu belirlenen kilo gerçek kilodan +/- %15 kadar farklı olabilir. Ultrasonografi ölçümlerinde boy ölçümü yapmak zordur ve gerekli olmadığından çoğu doktor boy ölçüm sonucu bildirmez.

Bazı doktorlar uyluk kemiğinin uzunluğuna göre bebeğin tahmini bir boyunu anne adayına bildirilebilir.

Ultrasonografi cihazı kemikleri beyaz, içi sıvı dolu yapıları siyah gösterir. Bebeğin tüm vücut kemikleri beyaz görünür, mide, idrar torbası, kalp, amniyos sıvısı ise siyah görünür. Diğer yapılar bu iki renk spektrumu arasında yer alırlar.
Günümüz teknolojisinde bebeği gerçek renkleriyle gösteren ultrason yoktur. Yalnız damarları renkli gösteren renkli Doppler teknolojisi bazı ultrason cihazlarında vardır.
BU HAFTA BEBEĞİNİZDE OLUŞAN DEĞİŞİKLİKLER
Bebeğinizin kemik ve kas dokusu bu gebelik haftasından itibaren biraz daha hızlı gelişmeye başlar. Cildi bu haftada çok ince ve şeffaftır ve cilt yüzeyinde belirgin damar yapıları izlenir. Lanugo adı verilen ipeksi cilt tüyleri de bu haftadan itibaren gelişmeye başlar. Bu tüyler 26. haftaya kadar varlığını sürdürür.
          Yandaki ultrasonda bebeğin yüzü ve göz boşluğunun içinde lens (mercek) yapısı görülmektedir. Bebeğin kemik yapısı beyaz, içinde yüzdüğü amniyos sıvısı siyah olarak görüntülenmiştir.
          Bu gebelik haftasının sonuna doğru yapılan bir ultrasonda erkek bebeklerin testis ve penislerinin görülmesiyle %100 doğrulukla cinsiyet belirlenebilir. Ancak elbette daha ileri haftalara kadar ve hatta bebek doğana kadar cinsiyeti belirlenemeyen bebekler de olabilir. Bu, bir yandan bebeğin pozisyonuyla, öte yandan cinsiyetiyle (kız bebekler daha geç tanınır), yine ultrason cihazının ve ultrasonu yapan kişinin özellikleriyle ilgilidir.

Bu hafta sonunda bebeğinizin boyu 12 cm. ve ağırlığı tam 74 gram!


Gebelik döneminde ilaç kullanımı

Doktorunuz size çeşitli nedenlerle ilaç kullanmanız gerektiğini söylemiş olabilir. Gebelikte en sık kullanılan ilaçlar bulantı gidericiler, vitaminler, demir ilaçları, ağrı kesiciler, mide ilaçları ve antibiyotiklerdir. Doktorunuzun size önerdiği ilaç sizdeki tıbbi bir durumu gidermek için olabileceği gibi (enfeksiyonlar, kansızlık), sizin konforunuzu sağlamak için de olabilir (bulantı gidericiler, mide ilaçları). Tıbbi durumlara yönelik ilaçlar mutlaka kullanmanız gerekli olan ilaçlardır. Örnek olarak bir idrar yolu enfeksiyonu tedavisinde kullanacağınız ilaç sizin erken doğum yapma riskinizi azaltacaktır ve başta penisilin ve sefalosporin grubu antibiyotikler olmak üzere gebelikte kullanımı güvenli olduğu bilinen ilaçlar mevcuttur.
         

Konforunuzu sağlamaya yönelik ilaçlar da yine bebeğinize zarar verme ihtimali olmadığı düşünülen ilaçlardır.

Gebelik döneminde hemen her şikayet ve durum için güvenle kullanılabilecek bir ilaç vardır ve kar/zarar oranı sizin lehinize olduğunda bu ilacı mutlaka kullanmalı ve suçluluk duymamalısınız.

"Ben katlanırım, yeter ki bebeğime birşey olmasın" düşüncesini atmalı ve doktorunuza güvenmelisiniz.

16. GEBELİK HAFTASI
BU HAFTA SİZDE OLUŞAN DEĞİŞİKLİKLER
          Bu haftalardan itibaren yüzünüzde ve vücudunuzun güneşe maruz kalan bölgelerinde lekelenmeler oluşmaya başlayabilir. Kanda artan östrojen hormonunun cilt rengini sağlayan pigment üretici hücreler üzerindeki etkisi nedeniyle oluşan bu lekelenmeler genellikle kalıcı değildirler. Ancak cildin derin tabakalarında oluşmuşlarsa doğum sonrası giderilmeleri için ileri teknikler kullanılması gerekebilir.

Güneşe çıktığınızda koruyuculuğu yüksek güneş kremleri kullanarak bu lekelerin oluşumunu büyük oranda engelleyebilirsiniz. Bu lekeleri makyajla kapatmanızda bir sakınca yoktur.

Damarlarınızdaki toplam kan miktarı tüm gebelik boyunca, gebelik öncesine göre %40-50 oranında artar. Bu artış gebeliğin en erken dönemlerinde başlar ve 16. haftada hızlanır. Kan miktarının bu kadar artmış olması burun tıkanıklığı ve burun kanaması gibi belirtilere neden olabilir.

Artan kan hacmi büyüyen bebeğinizin ihtiyaçlarının karşaılanması açısından önemlidir. Bu nedenle kalbiniz daha çok çalışır. Kalbi "sağlam" olan anne adaylarında kalbin daha fazla çalışması bir problem yaratmaz.

Allerjik bünyesi olan anne adaylarının hamilelik döneminde allerjilerinde çoğu zaman azalma olmasına karşın bazen belirtiler daha şiddetli olabilir, bazen de yeni bir allerji ortaya çıkabilir.

Gebelik dönemi ve alerji
         

Bu haftalarda bacaklarınızın özellikle arka yüzünde kılcal damarlarda bir belirginleşme hissetmiş olabilirsiniz.

Bu kılcal damarlar gerekli önlemler alınmadığında sonradan tedavisi zor olan varis gelişimine neden olabilirler.

Kalıtsal olarak varis geliştirme eğiliminiz olabilir, ancak siz yine de şimdiden bazı önlemler alarak bu gelişimi yavaşlatabilir veya durdurabilirsiniz.

Bebeğinizde nöral tüp defekti ve Down sendromu risk belirlemesi yapan Üçlü test, ideal olarak 16-18. gebelik haftaları arasında uygulanır (bazı doktorlar üçlü testte bakılan üç ayrı maddeye bir başkasının da eklenmesiyle oluşturulmuş yeni geliştirilen dörtlü testi uygularlar). Bu testin yapılabilmesi için bu gebelik haftaları arasında doktorunuza başvurmayı ihmal etmeyin. 11-14 testiniz yapılmışsa doktorunuz bu testin yapılmasını gerekli görmeyebilir. Ülkemizde en sık yapılan uygulama sadece üçlü test yapılması, ikinci sıklıktaki uygulama hem ikili test hem de üçlü test yapılması, en az uygulananı ise tek başına ikili test yapılmasıdır. İkili test yaygınlaşana kadar bu sıralama varlığını sürdürecek gibi görünmektedir. Yeni geliştirilmiş dörtlü testin yaygınlaşması için de aynı şeyler söylenebilir.

Hamilelik döneminde nefes darlığı

Nefes darlığı ve nefes nefese kalma gebeliğin sık rastlanan yakınmalarındandır ve bu haftalardan itibaren kendini göstermeye başlayabilirler. Bu belirtinin en muhtemel nedeni gebelikte artmış oksijen ihtiyacını karşılamaya yönelik olarak ortaya çıkan solunum sistemi değişiklikleridir. Gebeliğin son haftalarında ise bebeğin yukarı doğru büyüyerek göğüs kafesinize baskı yapması bu belirtiyi artırabilir. Her nefes darlığı elbette gebeliğe bağlı değildir ve bu konuyu doktorunuza danışmalısınız.
         

"Nefes darlığı" olarak algılanan diğer bir durum ise "nefes açlığıdır". Bazı anne adayları derin nefes almada güçlük çekerler. Normalde kendiliğinden birkaç dakikada bir otomatik olarak gerçekleşen derin nefes alma mekanizması sekteye uğramıştır ve tam derin nefes alınacakken bu başarılamaz ve yarıda kalan bu derin nefes alma işlemi anne tarafından nefes darlığı veya nefes açlığı şeklinde hissedilir. "Nevrotik solunum" olarak bilinen bu durum genelde psikolojik gerginliğe bağlı oluşan bir kısır döngüdür. Derin nefes almayı başaramazsınız ve bu sefer derin nefes almaya odaklanırsınız. Tam derin nefes alacakmış gibi hissederken nefesiniz yine yarıda kalır ve bu olaya daha da çok odaklanırsınız.

Bu durum genellikle geceleri ortaya çıkar ve uykunuza engel olabilir.

Bu tür bir durum yaşıyorsanız yapmanız gereken derin nefesinize odaklanmaktan kaçınmaktır.

Bunu başarmak zordur ancak bu durumun tedavisinin en iyi bilinen yolu budur. Eğer bu durum çok sık oluşuyor ve sizi çaresiz bırakıyorsa altta yatan psikolojik sorunu çözmek için psikiyatrik danışma hizmeti almanız gerekli olabilir. Nevrotik solunum genellikle mükemmelliyetçi kişilik yapısına sahip insanlarda görülen psikosomatik bir durumdur.
BU HAFTA BEBEĞİNİZDE OLUŞAN DEĞİŞİKLİKLER
Bebeklerin bacakları bu haftada kollarından daha uzundur ve rahim içinde bol miktarda yerleri olduğundan bol bol hareket ederler. Bebeğinizin el ve ayak tırnakları da bu gebelik haftasından itibaren daha da uzar.
Bu haftadan itibaren özellikle daha önceden doğum yapmış anne adayları bebeklerinin hareketlerini hissetmeye başlayabilirler. Bebeğin kemikleri geliştikçe ve kasları güçlendikçe bu hareketler daha iyi hissedilecektir.

Bu hafta sonunda bebeğinizin boyu 17 cm. ve ağırlığı tam 110 gram!

Gebelik ve uyku

Uyku gebeliğinizin kaliteli geçmesi açısından önemlidir. İlk haftalarda uykuya eğilim artarken bu haftalardan itibaren uykusuzluk sorunu yaşamaya başlayabilirsiniz. Uykusuzluk sorunu genelde son haftalarda belirgin olmasına karşın bu haftalarda da sizi gündüzleri "nakavt edecek" duruma gelebilir.
İşte size iyi uyku uyuma önerileri:

    Hergün mümkün olduğunca aynı saatlerde yatın ve sabah aynı saatlerde kalkın. Bu, santral sinir sisteminizi eğitecektir.
    Gece yatmadan birkaç saat önce sıvı almamaya özen gösterin. Bu, geceleyin tuvalet ihtiyacı nedeniyle uyanmanıza engel olacaktır.
    Akşam kafein içerikli içecekler tüketmeyin. Kafein en iyi uyku açıcılardan biridir.
    Gece yatmadan önce doktorunuzun önerdiği egzersizleri uygulayın. Egzersiz kaslardan kana laktik asit geçmesini sağlar ve bu madde uykuya dalmanıza yardımcı olur.
    Oda sıcaklığınızı 21 dereceye ayarlayın. Aşırı sıcak veya aşırı soğuk bir oda uyumanızı engeller.
    Mide ekşimesi sorununuz varsa birkaç yastık birden kullanın.
    Mümkün olduğunca sol yanınıza yatarak uykuya dalmaya çalışın. Bu önlem nefes darlığı sorununuza çare olabilir.
    Yatmadan önce ılık duş almak, ılık süt içmek bazı anne adaylarında uykuya dalmayı kolaylaştırabilir.
    Uykusuzluk sorununuz belirginse ve sürekli bir yandan diğer yana dönüyorsanız yatağınızı değiştirmeyi ve hatta yalnız uyumayı deneyin. Eşiniz buna mutlaka anlayış gösterecektir.

17. GEBELİK HAFTASI
BU HAFTA SİZDE OLUŞAN DEĞİŞİKLİKLER
          Rahiminiz göbek deliği seviyesine ulaşmak üzere ve bunu elinizle hissedebilirsiniz. Bebeğiniz bu haftadan itibaren önceki haftalara göre daha hızlı kilo almaya ve gelişmeye başladığından muhtemelen siz de biraz daha hızlı kilo almaya başlayacaksınız. Bu döneme kadar anne adayları ortalama ortalama olarak 2.5-5 kilo alırlar.

Bazı anne adaylarının "karınları" kendi "haftadaşlarına" göre daha büyük olabilir. Bunun en muhtemel nedeni bağırsaklar içinde biriken gazdır. "Karnı" daha küçük gösteren anne adaylarında ise muhtemel neden karın ciltlerinin sıkı olmasıdır.

Bu hafta ya da en geç 18. haftanın sonuna kadar dörtlü test (veya üçlü test) incelemenizi yaptırmalısınız. Bazı laboratuvarlar kullandıkları bilgisayar programlarının yardımıyla üçlü test değerlendirmesini 20. hafta ve hatta sonrasına kadar yapabilseler de risk belirlemesinin daha erken yapılmasında fayda vardır.
         

Bazı doktorlar 11-14 testi yapıldığında üçlü test yapılmasını gerekli görmezken, diğerleri hem 11-14 testi, hem de dörtlü test (veya üçlü test) yapılmasını önerebilirler.

Doktorunuz hangi yaklaşımı uyguluyorsa siz de ona uyun.

Bazı doktorlar ise 11-14 testinin yapılması sonrası üçlü test uygulanmayacaksa gebelik takibinde nöral tüp defekti (NTD) riskini belirlemek için yıllardan beri kullanılagelen alfafetoprotein (AFP) ölçümü yapılmasını önerirler.

Çoğu doktor ise detaylı yapılan bir ultrasonografide NTD tanısı mümkün olduğundan bu amaçla üçlü test yapılmasını gerekli görmez.

Amniyosentez Nedir?
11-14 testinde veya üçlü testte risk çıkması durumunda veya başka nedenlerle Down sendromu ve diğer kromozom bozukluklarının araştırılması gerekli olduğunda (ultrasonografide çeşitli bulguların saptanması, daha önce kromozom bozukluğu olan bebek doğurmuş olmak gibi) anne adaylarına 16-18. gebelik haftaları arasında amniyosentez önerilir. Bu, bebeğin içinde yüzdüğü sıvıdan bir enjektör yardımıyla bir örnek alınması işlemidir. Bu sıvıda bebeğinize ait olan hücreler ve diğer bazı maddeler incelenerek kesin tanı konur.

Vajinal akıntı sorunu
Vajina sürekli yenilenen bir dokudur ve eski dokular akıntı şeklinde atılır. Bu akıntı bazı kadınlarda çok az iken, bazılarında günlük ped kullanılmasını gerektirecek kadar fazla olabilir.
Vajinanın doğal olan bu akıntısı beyaz-sarı renktedir, genellikle kokusuzdur ve beraberinde idrar yaparken yanma, ağrı, kaşıntı gibi belirtiler yoktur.

Gebelik döneminde bazı kadınlarda vajinal akıntıda bir artış olabilir. Akıntınız yukarıdaki özellikleri taşıyorsa bu, fizyolojik bir akıntıdır ve size ve bebeğinize zarar vermez. Koyu kıvamlı, yeşil, kahve renkli, beraberinde ağrı, yanma, kaşıntı gibi belirtiler olan akıntılar ise kanamaya, bir enfeksiyona veya rahimağzında bir soruna işaret ederler ve mutlaka doktor değerlendirmesi gerektirirler.
         

"Su gibi bir akıntı" ise genellikle gebeliğin sonlarına doğru görülebilen bir belirtidir.

Bu tür bir akıntı bebeğin başının idrar torbasına yaptığı baskı sonucu istemsiz bir idrar kaçırma olabileceği gibi, gebelik kesesinin herhangi bir nedene bağlı yırtılması sonucunda amniyos sıvısı boşalması yani "su gelmesi" olabilir.

Bu haftalarda çok çok ender görülen, ancak konumuz akıntı olduğu için burada anlatılmış olan bu "suların erken gelmesi" durumu mutlaka doktora başvurmayı gerektirir.

BU HAFTA BEBEĞİNİZDE OLUŞAN DEĞİŞİKLİKLER
17 haftalık gebelik           Bebeğin ciltaltı yağ depoları bu gebelik haftasından itibaren hızla artmaya başlar. Bebek ve plasenta bu haftada yaklaşık aynı boyutlardadır. Ufacık kalp günde 30 litre kan pompalar.

Bebeğinizin emme, yutma ve göz kırpma refleksleri de bu gebelik haftalarında ortaya çıkar. Bu haftadan itibaren bebeğinizin kemiklerinde kalsiyum depolanma işlemi hızlanır. Bu nedenle kalsiyum içeren gıdaları bolca tüketmeniz son derece önemlidir. Bebeğiniz asla kalsiyumsuz kalmaz, ancak siz yeterince kalsiyum almazsanız kemiklerinizdeki depolarınız azalabilir.

Kalsiyum almanın en iyi yolu ilaç şeklindeki kalsiyum takviyesi değil, doğal besinlerdir. Kalsiyumdan zengin besinler doğanın bir lutfu olarak beraberinde bu kalsiyumun iyi emilmesini sağlayacak maddeleri de içerirler!

Bu hafta sonunda bebeğinizin boyu 18 cm. ve ağırlığı tam 150 gram!

Gebelik ve cilt çatlakları

Gebelikte vücudun belli bölgelerinde cildin hızlı bir şekilde genişlemesiyle özellikle kalıtsal olarak yatkın olan anne adaylarında çatlaklar ortaya çıkar. Bu çatlaklar özellikle karın bölgesinde oluşurlar ancak meme dokusunun ve basenlerin genişlemesi göğüs bölgesinde ve kalçalarda da çatlakların ortaya çıkmasına neden olabilir. Çatlaklar kalıcıdır ve tedavi yöntemlerinin başarı şansı yüksek değildir. Çatlak önleyici kremler veya badem yağı gibi nemlendiriciler cildinizin genişlemeye dayanıklılığını artırarak çatlak oluşumunu azaltabilir ve hatta hiç oluşmamasını sağlayabilir. Bu ürünleri bu haftalardan itibaren hergün düzenli olarak çatlak oluşma riski yüksek bölgelere tatbik etmenizde fayda vardır. Bunun yanında bol sıvı almak, antioksidan maddeleri bol miktarda içerdiğinden sebze ve meyve tüketimine özen göstermek, düzenli egzersiz yapmak, uygun kilo almak da çatlakları önlemede faydalı olabilirler. Bazı anne adaylarında hiç bir önlem almamış olmalarına rağmen hiç çatlak ortaya çıkmazken, bazılarında malesef tüm önlemlere rağmen yaygın çatlaklar ortaya çıkabilmektedir. Bu cildin yapısıyla ilgili bir durumdur.

18. GEBELİK HAFTASI
BU HAFTA SİZDE OLUŞAN DEĞİŞİKLİKLER

İkinci trimester, tansiyonunuzda muhtemelen hayat boyu en düşük değerlerle karşılaşacağınız dönemdir. Bebeğe giden kan akımının artması ve kan damarlarında genel bir gevşeme hali olması nedeniyle ortaya çıkan bu durum sizde çeşitli şikayetlere neden olabilir.
         

Gebelik döneminde dolaşım sisteminde ortaya çıkan bu değişiklikler nedeniyle kalbinizin ani pozisyon değişikliklerine cevabı yavaşlar ve durup dururken olabileceği gibi genellikle ani yapılan hareketlerde tansiyonunuz düşebilir.

"Postural hipotansiyon" adı verilen bu durumda ani yapılan ayağa kalkma hareketlerinde tansiyonunuz aniden düşebilir ve buna bağlı belirtiler ortaya çıkabilir.

Gebelikte tansiyon düşmesine bağlı baş dönmesi, bayılma hissi normal kabul edilebilir. Eğer bu şikayetler sık ortaya çıkmıyorsa ve bilinç kaybı gibi ağır bir durumla sonuçlanmıyorsa gebeliğiniz üzerinde olumsuz bir etkisi olması beklenmez.

 
          Tansiyonunuz düştüğünde klasik öneri "tuzlu ayran iç" şeklinde olsa da daha iyi olanı bacaklarınızı yükseltmek ve bu pozisyonda birkaç dakika kalmaktır. İster evde, ister işte olun, tansiyonunuz düştüğünde en yakın divana veya uygunsa yere uzanarak bacaklarınız yükseltin ve şikayetlerinizin geçmesini sağlayın. Bu hareket kalbe daha fazla kan dönmesini sağlayarak tansiyonunuzu kısa zamanda normale döndürür.

 

Toplumumuz geleneksel olarak tansiyon ölçmeye "çok meraklı" bir toplumdur. Sokaklarda elinde tansiyon aletiyle dolaşarak tansiyon ölçen ve yaptığı bu "mini check-up" sayesinde geçimini sağlayan insanlar giderek azalmış olsa bile bu merakımız evlerde yaygın olarak kullandığımız aletlerle varlığını sürdürmektedir.

Dijital aletlerle zaman zaman tansiyonumuzu gözden geçirmek sağlığımıza katkısı olan bir alışkanlık olsa da bu durum anne adayları için geçerli olmayabilir. Üstte solda gördüğünüz geleneksel tansiyon aletini cazibesi ve kolay kullanımıyla gölgede bırakan dijital aletler gebelik döneminde doğru sonuç vermezler ve küçük tansiyonunuzu gerçeğinden daha düşük ve hatta "sıfır" olarak bile ölçebilirler.

Ortaya çıkan damarsal değişiklikler nedeniyle gebelik döneminde tansiyon ölçme yöntemi daha farklıdır ve dijital aletler hamile tansiyonu ölçmeyi "bilmezler". Dahası konuyla ilgili eğitim almamış bir kişi normal klasik aletle bile doğru ölçüm yapamayabilir.
    Anne adayının tansiyonu takip gerektiriyorsa ölçüm mutlaka doktor veya konuyla ilgili eğitim almış ebe-hemşire tarafından yapılmalıdır.
"Bebeğim sağlıklı olacak mı?"

Anne ve baba adaylarının tüm gebelik boyunca en sık sordukları soru muhtemelen budur. İstatistikler bebeğinizin bedensel ve zihinsel olarak sağlıklı olma ihtimalinin çok yüksek olduğunu gösteriyor.Gebeliğinizde yapılan çeşitli testler ise bu olasılığı daha da artırmaktadır. İkili test (11-14 testi) veya üçlü test bebeğinizde Down sendromu (zeka özürüyle seyreden kromozom bozukluğu) olup olmadığını kesin olarak ortaya çıkaramasa da ortaya koydukları olasılık hesapları sizi rahatlatmak için yeterli olabilir. Down sendromu kesin tanısı ancak amniyosentez veya kordosentez gibi işlemlerle ortaya konabilir. Bu işlemlerin sağlıklı bebeği kaybetmeye neden olabilmeleri, onların her anne adayında uygulanmasını mantıksız hale getirir. Yakın gelecekte ise anneden alınan birkaç damla kanda bebeğin kromozomlarının incelenmesi mümkün hale gelecektir, zira bununla ilgili yapılan çalışmalar birkaç yılda sonuçlanmak üzeredir. Şu an için Down sendromu erken tanısı için uygulama ikili test veya üçlü test tarama testleriyle risk yüksek çıkması durumunda veya daha sonra anlatılacak detaylı ultrasonografide Down sendromu belirteçleri saptandığında amniyosentez uygulanması şeklindedir.

Elbette Down sendromu dışında çok sayıda doğumsal kusur vardır. Bu kusurların önemli bir kısmı gebelik boyunca yapılan ultrasonografilerde saptanabilmektedir. Bunun yanında ultrasonografide kesinlikle saptanamayan doğumsal kusurlar da vardır (cilt hastalıkları, çeşitli kan ve metabolizma hastalıkları gibi). Bu hastalıklar genellikle ender görülürler.

Bebekte doğumsal kusur tanımaya yönelik testlerin 24. haftaya kadar sonuç vermesi önemlidir çünkü kanunlar bebekte sorun olduğunda aileye 24. haftaya kadar gebeliği sonlandırma hakkı tanımaktadır. Bu süre sonunda anensefali (bebeğin beyin dokusunun olmaması) gibi ölümcül olduğu kesin olarak bilinen sorunlar hariç, diğerleri için gebeliğin sonlandırılması söz konusu olamamaktadır.
         

Bebeğin sağlıklı bir şekilde doğmasını sağlamaya yönelik diğer uygulamalar ise bebeğin erken doğmasını önleme ve yeterince beslenmesini ve uygun kiloda doğmasını sağlama stratejileridir ve bu stratejiler tüm gebelik boyunca doktorunuz tarafından uygulanmaya devam eder. Bu stratejilere en önemli destek sizden gelir:

Bebeğinizin karnınızda sağlıklı büyümeye devam etmesi ve gelişimini uygun olarak tamamladıktan sonra dünyaya gelmesi sizin sağlıklı kalmaya devam etmek için aldığınız önlemlerle yakından ilgilidir.

Her zaman hatırlayın:

Bebeklerin önemli bir kısmı sağlıklı doğar ve hayatlarını sağlıklı bir şekilde sürdürürler.

Gebeliğinizin herhangi bir döneminde yapılan takiplerde bir sorun şüphesi belirdiğinde bile bu şüphelerin çoğu sonradan boşa çıkmakta ve bebek sağlıklı olarak dünyaya gelmektedir.

İhtimallerin sadece ihtimal olduğunu unutmayın (örnek: 11-14 testinde veya üçlü testte Down sendromu ihtimali yüksek olsa da, amniyosentez sonrasında çoğu bebeğin sağlıklı olduğu ortaya çıkmaktadır).
BU HAFTA BEBEĞİNİZDE OLUŞAN DEĞİŞİKLİKLER
18 haftalık gebelik           Bebeğiniz bu haftalarda el ve ayak parmaklarını sık sıkı açıp kapar Bebeğinizin bağırsaklarında mekonyum adı verilen ilk dışkı da bu gebelik haftasından itibaren oluşmaya başlar. Erkek bebeklerde prostat gelişimi bu gebelik haftasında başlar ve tamamlanır.
Yandaki ultrason resminde bebeğinizin gözlerini görüyorsunuz. Bu haftada bebeğinizin gözleri nispeten büyüktür ve haftalar ilerledikçe "normale" döner.
Bebek hareketleri  İlk gebeliğinizse bebek hareketlerini gelecek haftanın başında karnınızda bir kelebeğin kanat çırpması gibi hissetmeye başlayacaksınız. Özellikle ilk gebeliğini yaşayan anne adaylarında hareketler 22. haftaya kadar algılanamayabilir. Doktorunuz size ultrasonda bebeğin hareketlerini gösterecektir.

Hareketlerin ilk algılanmasından sonra bebeğin büyümesine paralel olarak hareketler de güçlenecektir.

Bebek ilk hareketlerine 8-10. haftada başlar. Oldukça zayıf bu hareketler ultrasonda gözlenebilir. Bağımsız kol ve bacak hareketleri 10. haftada, vücut ve baş hareketleri 16. haftada başlar ve 14. haftada başlayan solunum hareketleri çalışmaları 20-24. haftada hızlanır. Daha önce doğum yapmış olan anne adayları ilk hareketleri 16 hafta kadar erken bir dönemde hissedebilirken ilk doğumunu yapacak olan anne adayları hareketleri 22. haftaya kadar hissedemeyebilirler. Anne adayları tarafından ilk hareketlerin hissedilmesi "canlanma" olarak tabir edilse de aslında bebek çok erken haftalardan itibaren "canlıdır".

Hissedilen hareket baş ya da kol-bacakların "gerilmesi" şeklinde, vücudun "dönmesi" şeklinde, ya da "tekmeleme" şeklinde olabilir. Uyku-uyanıklık durumuna göre bebek saatte 8-40 arasında hareket yapar. Bunların yanlızca bir saniyeden uzun süren ve güçlü olanları anne tarafından hissedilir. Her bebek baştan itibaren kendine özgü bir hareket etme alışkanlığı geliştirir. "Bebek hareketlerinin azalması" anne tarafından "bebeğin hareket etme alışkanlıklarının" değişmesidir. Bebeğin uyuması 20 dakika kadar kısa 2 saat kadar uzun olabilir ve bu dönemde hareketler oldukça azalır. Ancak önceden oldukça iyi oynayan bir bebeğin bir saat boyunca hiç oynamaması anormal kabul edilmeli ve anne adayı sakin bir köşeye çekilerek bebeğinin hareketlerini tekrar değerlendirmeli, gerekli durumlarda doktoruna danışmalıdır.

Özellikle hareketlerin ilk hissedilmeye başladığı günlerde anne adaylarının bir kısmı bebeklerinin hareketlerinin azaldığını sanarak endişeye kapılırlar. Hareketlerin ilk hissedildiği günler en güçlü olanlarının algılanabildiği günlerdir ve tüm hareketler hissedilemediğinden anne adayında bebek oynamıyormuş hissi ortaya çıkabilir.

Bu hafta sonunda bebeğinizin boyu 20 cm. ve ağırlığı tam 210 gram!

GEBELİKTE DENGE SORUNU

Gebelikte karnınızın büyümesiyle vücudunuzun ağırlık merkezi değişir. Bununla beraber tansiyonunuzun düşme eğiliminde olması, kaslarınızın, eklem aralıklarınızın ve kaslarınızı kemiklerinize bağlayan liflerin gevşeme eğiliminde olması sizi denge kayıplarına ve düşmelere karşı riskli hale getirebilir. Yapılan çalışmalar her üç anne adayından birinin gebelikte en az bir kez dengesini kaybederek düştüğünü göstermektedir. Bu konuya duyarlı olmalısınız. Karlı ve buzlu havalarda yürüyüşler, merdivenden inişler, banyoda küvete giriş çıkışlar düşme riskinin nispeten yüksek olduğu anlardır. Özellikle dışarıda yürürken kullanacağınız ayakkabıların tabanlarının kaymayan cinsten olması çok önemlidir. Neyse ki anne adayları genellikle düştüklerinde "popolarının" üzerine düşerler ve bu düşüş bebeği darbelerden korur.

Günlük yaşamda emniyetinizi sağlayacağınız diğer bir durum da araç içi seyir anıdır. İster sürücü olun, ister yolcu olun gerekli önlemleri mutlaka almalısınız.

19. GEBELİK HAFTASI
BU HAFTA SİZDE OLUŞAN DEĞİŞİKLİKLER
Bu gebelik haftasından itibaren cildinizdeki değişiklikler belirginleşebilir. Bu değişiklikler gebelik hormonları ve gebeliğin mekanik etkileri (rahimin büyümesi) sonucu oluşurlar.Kloazma (gebelik maskesi) adı verilen alın, yanak, burun ve çenede yama tarzında kızarıklıklar özellikle güneşe aşırı maruz kalmanız durumunda belirginleşebilir. Bu lekeler genellikle kalıcı olmasalar da giderilmesi zor olabilirler.

Gebelikte cilt değişiklikleri
Daha önce ele aldığımız gibi, karnınızın, meme dokunuzun ve bazı anne adaylarında kalçaların büyümesine bağlı olarak bu bölgelerde çatlaklar oluşmaya başlayabilir. Çatlak olan cilt alanlarında kaşıntılar da sıktır. Cildinizin kuru olması kaşıntı şikayetini artırır.

Çatlaklar sıklıkla kalıtsal özelliklere bağlı olarak anne adaylarının %50'sinde oluşurlar. Badem yağı ya da diğer özel bazı kozmetik ürünlerle çatlak oluşan bölgelerde cildinizin kurumasını ve kaşınmasını önleyebilirsiniz.

Bol sıvı almanız ve sağlıklı beslenmeniz de cilt kuruluğunu önlemede yardımcı olur.

"Çatlak kremleri" cildi nemlendirerek ve esnekliğine katkıda bulunarak çatlakların şiddetini azaltabilirler. Ancak eğer çatlak oluşturmaya eğiliminiz varsa hiç bir ilaç bunu tam olarak önleyemez. Çatlaklar doğum sonrasında kısa zamanda gümüş bir renk alırlar ve kalıcıdırlar.

 
KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM UZMANI DOKTORUNUZ
         

Gebelik muayeneleriniz esnasında sürekli karşılaştığınız Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı (veya Asistanı) nasıl bir eğitim görmüştür? Ülkemizde liseyi bitirdikten sonra girilen üniversite sınavında doktor olmayı tercih eden ve sınavda başarılı olarak bir tıp fakültesinde eğitim görmeye hak kazananlar 6 yıllık eğitim sonrası tıp doktoru olurlar. Daha sonra Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS) adı verilen sınavda başarılı olan doktorlar uzmanlık eğitimi yapmaya hak kazanırlar. Dünyanın her yerinde olduğu gibi ülkemizde de Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanlık Eğitimi genellikle tıp branşları arasında oldukça yüksek bir puanla elde edilen bir eğitimdir ve sizin gebeliğinizi takip eden doktor bu sınavı geçmiş bir kişidir.

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanlığı eğitimi ülkemizde 5 yıl devam eder ve bu süreçte olan doktor, gebelik, doğum ve jinekolojiyle ilgili en sık görülen sorunları çözecek şekilde eğitim alır ve Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı ünvanını alarak mezun olur. Eğitim sürecinde olan doktor ortalama olarak dört günde bir her biri 24 saat süren nöbetler tutar ve çoğu durumda nöbet ertesi de mesaiye devam ederek ilerideki meslek yaşamı için sıkı bir antrenmandan geçmiş olur.
BU HAFTA BEBEĞİNİZDE OLUŞAN DEĞİŞİKLİKLER
          Bebeğinizin cildi lanugo adı verilen ipeksi tüylerle kaplı. Bu haftadan itibaren vernix caseosa (verniks kazeoza okunur) adlı madde de üretilmeye başlandı. Bu madde beyaz renkli, krem kıvamında ve bebeğinizin cildini kaplayarak koruyan bir maddedir. Bebeğiniz doğduğunda bu maddenin nasıl birşey olduğunu göreceksiniz. Verniksin amacı bebeğinizin cildini sürekli olarak maruz kaldığı sıvı ortamdan korumaktır. 9 ay boyunca bir su dolu bir küvette kalsanız cildinizin alacağı şekli düşünebiliyormusunuz?
Bebekler rahim içindeki duruşlarını hareket ederek sık sık değiştirirler ve genellikle 34. hafta civarında (bazen daha geç) baş aşağı pozisyon alırlar. Bebeklerin %4'ü ise miyadına baş yukarı pozisyonda girer. Doktorunuz size bebeğinizin duruş pozisyonunun başaşağı olduğunu söylediğinde eğer o anda gebeliğinizin erken aşamalarından birinde bulunuyorsanız "doğum pozisyonu mu aldı acaba?" şeklinde bir kaygı duyabilirsiniz. Bebeğin erken bir dönemde baş aşağı durması erken doğum belirtisi olarak kabul edilmez, yalnızca onun o an için duruş tercihini yansıtır.

Bu hafta sonunda bebeğinizin boyu 22 cm. ve ağırlığı tam 280 gram!

GEBELİK VE TATİL ÖNERİLERİ   

9 ay süren gebeliğiniz boyunca çeşitli tatil dönemlerine denk geleceksiniz. Tatile çıkarken otobüs, araba veya uçak gibi taşıma vasıtalarından birini kullanacaksınız. Tatil anne ve baba adayı için çok önemlidir ve ihmal edilmemelidir. Fiziksel ve ruhsal olarak dinlenme fırsatı elde edeceğiniz bu dönemle ilgili olarak mutlaka önceden doktorunuzdan onay alın. Genel olarak söylemek gerekirse yukarıda bahsedilen taşıma araçlarının tümü hamilelikte güvenlidir ve sağlıklı seyreden gebeliğinizi riskli bir duruma sokmaz. "Kesinlikle bir sorun çıkmaz" diyemesek de ortaya çıkan riskin siz zaten bu tatile çıkmasanız da oluşacak bir risk olduğunu söyleyebiliriz.

Doktorunuzdan seyahat edebileceğiniz yönünde onay aldıktan sonra eğer kendi aracınızla gidecekseniz 2 saatte bir mola vermeyi ve bu molalarda kısa yürüyüşler yaparak dolaşım sisteminizi rahatlatmayı aklınızda bulundurun. Otobüs yolculuklarında da molalardan bu amaçla faydalanın. Dört saatten daha uzun sürecek uçuşlar için doktorunuza mutlaka ayrıntılı olarak danışın. Çoğu hava yolu şirketi 36. haftaya kadar uçmaya izin vermektedir. Doktorunuzdan mutlaka yazılı bir onay belgesi alın.

Hamile yolcular için Türk Hava Yollarının kuralı:

28. haftayı doldurmamış anne adaylarının seyahatinde beyan yeterlidir. 28. haftadan sonra anne adaylarının doktorlarından gebelik haftasının net olarak belirtildiği ve “uçakla seyahatinde sakınca yoktur” ibaresinin yer aldığı bir rapor almaları gerekmektedir. Bu raporun tarihi 7 günden eski olmamalıdır.

Doktorunuzdan dönüş için de ayrı rapor almanız gerektiğini unutmayın.
Bebekler doğum sonrası ilk seyahatlerini ne zaman yapabilirler?

Bebek yolcu kabulü ve taşıma kurallarına göre; doğumundan sonraki ilk 7 gününü bitirmemiş bebekler, sağlıkları açısından istisnai bir durum olmadıkça, ebeveynleri ile olsa dahi THY uçuşlarına kabul edilmez. Sağlık açısından istisna arz eden bebeklerin taşınması, ancak doktor raporu ile gerçekleştirilir.

İster normal doğum, ister sezaryan ile doğum yapmış olun, lohusalığınızın ilk 7 günü uçak seyahati sizin için de uygun olmayabilir.

Yukarıdaki kurallar çeşitli hava yollarında değişiklik gösterse de genelde benzerdir.
Özellikle uzun süren uçak yolculuklarında dolaşım sisteminizin olumsuz etkilenmesini engellemek için varis çoraplarından faydalanmanız önemlidir. Yanda anne adaylarının kullanımına uygun ve tüm bacağı içine alan bir varis çorabı modeli görülmektedir. Ciddi bir kalp-dolaşım sistemi sorunu olan anne adayları için uzun süren uçuşlar uygun değildir.          

Özellikle uzun süreli olarak doğum yapacağınız yerden ayrılacaksanız yanınızda gerekli tıbbi belgeleri mutlaka götürün ve bulunacağınız yerdeki sağlık kuruluşlarını öğrenin.
         

Yaz tatiline çıkıyorsanız güneşte uzun süre kalmamaya özen gösterin ve hatta sadece gölgede güneşlenin. Güneşlenirken çok yüksek koruma faktörlü güneş yağları ile cildinizi korumanız kalıcı cilt lekelerini önlemek açısından son derece önemlidir. Yazın, her zaman olduğu gibi sıvı alımınızın yeterli olmasına dikkat edin. Yaz ishalleri genellikle bozuk gıdaların alınmasıyla ortaya çıktığından bu konuya özen gösterin. Ülkemizde populer bir yaz sporu olan tüplü dalma  gebelik döneminde sakıncalı olabilir. Yazın en iyi yapılacak spor iyi klorlanmış bir havuzda veya belediye tarafından bakteriyolojik ölçümleri yapılmış bir havuzda yüzmektir.

Kış tatiline çıkıyorsanız üst solunum yolu enfeksiyonlarından ve gripal enfeksiyonlardan korunmak için gerekli önlemleri mutlaka alın ve mevsime uygun giyinin. Kış sporları gebelik döneminde önerilmediğinden bu sene seyirci olacaksınız demektir.

Gideceğiniz yer çeşitli enfeksiyonlar açısından riskli bir bölgeyse gerekli aşılar için doktorunuza danışın (bu tür yerler genellikle tropikal bölgelerdir ve çoğu anne adayının bu tür yerlerde pek işi olmaz).

20. GEBELİK HAFTASI
BU HAFTA SİZDE OLUŞAN DEĞİŞİKLİKLER

Gebeliğin ilk yarısını geride bırakmak üzeresiniz. Artık "karnınız" da yavaş yavaş çıkmaya başladı. Rahiminizi şu anda tam göbek deliğiniz hizasında hissedebilirsiniz. Bundan sonra da her hafta yaklaşık bir santimetre yukarı çıkmaya devam edecek.
Gebeliğin en ilginç yönlerinden biri de 20. gebelik haftasından itibaren normal tekil bir gebelikte rahiminizin en üst noktası ile kasıklarınızın ortasında yer alan pubis kemiği arasındaki mesafenin santimetre cinsinden ölçümünün yaklaşık olarak gebelik haftasına tekabül etmesidir...

Ultrasonografi incelemeleri yapılmadığı durumlarda bu ölçüm gebelik haftasını belirlemede oldukça etkili bir şekilde kullanılabilmektedir ve dünya üzerinde halen gebelik takibinde yaygın olarak kullanılmaya devam etmektedir.

İsterseniz bir deneme yapabilirsiniz, ancak bunu asla bir takıntı haline getirip ufak-tefek oynamalar için (örneğin 23. haftada yaptığınız ölçümün 21 çıkması gibi) kendinizi üzmeyin.

Bu gebelik haftasından itibaren göbeğinizle pubis arasında kalan orta hat çizgisi de ("linea nigra") koyulaşmaya başlayabilir, endişelenmeyin, bu çizgi doğumdan sonraki birkaç ay içinde tamamen kaybolacaktır.

demir ilacınızı unutmayın           Doktorunuzun size önerdiği demir (ve vitamin) ilacını düzenli olarak almayı unutmayın.
Özellikle kansızlığınız varsa sizin ve bebeğinizin ihtiyacı olan demiri hiç bir gıdayla yeterince alamazsınız. Bazı doktorlar anne adaylarına yalnızca demir içerikli ilaçlar verirken, bazıları içinde günlük ihtiyacı karşılayan demiri de ihtiva eden multivitamin tabletlerini önerebilirler.
 
Kalsiyum alımının önemini daha önceki bir haftada vurgulamıştık ve burada tekrar ele alıyoruz: Günlük ihtiyacınız olan 1200 miligram kalsiyumu alamadığınızda bebeğinizin kemik yapımı için kullanılacak bu madde kemiklerinizden alınır. Bebeğiniz kalsiyumsuz kalmasa bile sizin kemiklerinizin (ve dişlerinizin) kalsiyum içeriği azalır ve bu durum kısa vadede kramp sorunu, uzun vadede ise kemik erimesi sorununun ortaya çıkmasını kolaylaştırır. Bir bardak süt (200 ml) yaklaşık 250 miligram, bir kibrit kutusu büyüklüğünde beyaz peynir yaklaşık 150 miligram, bir bardak ayran (200 ml) yaklaşık 170 miligram kalsiyum içerir. Yani kalsiyumdan en zengin gıdalar süt ve süt ürünleridir. Peki ineklerin ürettiği sütteki bu kalsiyum onlara nereden gelmektedir? İkinci büyük kaynak yeşil yapraklı sebzelerdir. Eğer bu gıdalardan yeterince alıyorsanız kalsiyum desteğine kesinlikle ihtiyacınız yoktur.          

          Aşağıdaki sorular size tanıdık geldi mi? :)

1-Şu anda size tek bebeğiniz olduğu söylenmesine rağmen ikiz taşıyor olabilir misiniz?
2-Bebeğiniz size söylenenden farklı bir cinsiyette olabilir mi?

Ultrasonografinin ülkemizde yaklaşık 25 yıllık bir geçmişi vardır ve ultrasonografi cihazları her geçen yıl daha çok detay gösterecek şekilde gelişimlerini sürdürmektedirler. Genel olarak söylemek gerekirse yukarıdaki ilk sorunun cevabı teorik olarak "evet" olmakla beraber pratikte bu tür bir durum çok çok ender görülmektedir. Ülkemizde artık Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniklerinin hemen tümünde ultrasonografi cihazları mevcuttur ve doktorlar ultrasonografi eğitimi alarak ihtisaslarını tamamlamaktadırlar. Çoğu doktor, anne adayına yaptığı ilk ultrasonografi incelemesinde ilk olarak çoğul gebelik olasılığını değerlendirir ve bu nedenle size bazı arkadaşlarınız "ikiz mi yoksa bu?" diye takılsa da siz kendinizi doktorunuzun söylediği şekilde tek bebeğe göre planlayabilirsiniz.

İkinci sorunun cevabı ise bu haftada biraz daha büyük olasılıkla "evet" olabilir. Özellikle bu haftaya kadar "kız" denilen bebeklerin bir kısmı sürpriz bir şekilde birden "erkeğe" dönüşebilirler. Bu tür durumlar gelişmiş cihazlarla tecrübeli doktorlar tarafından inceleme yapıldığında oldukça ender görülse de her anne adayı içinden böyle bir soruyu geçirmeden edemez. Bebeğinizin bacakları arasında genital organlarını önümüzdeki haftalarda bariz bir şekilde gördüğünüzde veya "hiçbir şey göremediğinizde" artık emin olacaksınız.
         

Özel kliniklerde gebelik muayenelerine giden anne adaylarına çoğu durumda her muayenede ultrasonografi yapılır. Bazı anne adayları ultrasonografinin zararlı olup olmadığı konusuna takılabilirler. Bilmeniz gereken, 30-35 yıllık bu teknolojinin halen "ultrason" yani ses ötesi, başka bir deyişle bizim kulağımızın duyamayacağı ses dalgalarıyla çalışmaya devam ediyor olmasıdır. Ses dalgalarının canlı dokuya muhtemel zararları defalarca incelenmiş ancak zararlı bir etki bulunmamıştır. Ultrasonografi cihazı doktorunuzun vazgeçilmez bir yardımcısıdır ve sizin sağlıklı bir şekilde sağlıklı bir bebek dünyaya getirmenize bu cihazla yapılan incelemenin katkısı çok büyüktür.

Ultrasonografi incelemesi %100 sağlıklı bir bebeği garanti edemese de bebeğe ait yapısal kusurların çok önemli bir kısmını ortaya çıkarabilir.

BU HAFTA BEBEĞİNİZDE OLUŞAN DEĞİŞİKLİKLER

Bebeğiniz bu haftalarda aynen yenidoğmuş bir bebek gibi uyku ve uyanıklık dönemlerinden geçer. Bebeğiniz kız ise rahimi bu haftada gelişmeye başlar.

Bu hafta sonunda bebeğinizin boyu 25 cm. ve ağırlığı tam 320 gram!

Hamilelik döneminde kilo alımı

"Fazla kalorili yiyecekler yemiyorum, ama yine de kilo alıyorum!" Çoğu anne adayının içinden geçen bir cümledir bu. Gerçekte neler oluyor? Gebelikte kilo artar. Artmalıdır, başka şekilde sağlıklı bir bebeğin doğması mümkün değildir. Gebelikte "bebeğim yeterince kilo alsın, ancak ben bebeğimin aldığı kadar kilo alayım, fazlasını almayayım." düşüncesi güzel olmakla beraber gerçekleşmesi pek mümkün değildir. Miyadına gelindiğinde anne adaylarının çoğu (aşırı yağlı ve karbonhidratlı yiyeceklerden uzak dursalar bile ) ekstradan ortalama 4.5 kilogramlık bir yağ deposu oluştururlar. Bu yağ deposunun var olma amacı doğanın sizin bebeğinizi doğum sonrasında oluşabilecek muhtemel bir kıtlık durumuna karşı koruma çabasıdır. Ne kadar düşük kalorili beslenseniz de bedeniniz bu yağ deposunu oluşturacaktır.


Bu ortalamanın üstüne çıkıldığında ya yağ deposu fazladır, ya dokulararası sıvı (ödem) fazladır veya ender olarak bebek ve beraberinde amniyos sıvısı fazladır.

Bu haftaya kadar aldığınız kilo muhtemelen 3.5-6 kilogram arasıdır (daha azı veya fazlası elbette olabilir). Bu haftadan itibaren ise haftada ortalama 450 gram alacaksınız.Bu rakam her anne adayında farklı olabilir.
         

Tartıya çıktığınızda gördüğünüz rakamın önemli bir kısmı vücudunuzun sıvı tutma eğilimini yansıtmaktadır. Bazı anne adaylarında sıvı tutma eğilimi daha fazla olduğundan bu anne adayları beklediklerinden daha fazla kilo alırlar. Doğum sonrasında daha kolay verilen bu "kilolar" anne adaylarında kendini bu haftalarda bile, özellikle ayak bileklerinde ortaya çıkan şişlikler ("ödem") şeklinde gösterirler. Bu şişlikler özellikle akşama doğru artar ve ödem eğilimi olan anne adaylarında en belirgin özellik sabah-akşam tartısının çok belirgin farklılıklar göstermesidir. Böyle bir durum söz konusuysa doktorunuza durumu mutlaka iletin.

Genellikle daha ileri haftalarda ortaya çıkan ödemler bazı durumlarda preeklampsi ("preeklampsi" telaffuz etmesi güç ancak her anne adayının sözlüğüne yerleştirmesi önemli bir kelimedir.

Gebelikte tansiyon yükselmesi, idrarda protein kaybı ile seyreden bu tümüyle gebeliğe özgü normaldışı durum hakkında ilerleyen haftalarda daha çok bilgi sahibi olacaksınız) habercisi olabilmelerine karşın tansiyon ölçümünüz normal olduğu ve idrarınızda protein kaybı olmadığı sürece bunu tamamen bir "bünye meselesi" olarak kabul edebilirsiniz.